Dünyadan ve Türkiye'den Güncel Haberler| 15 Eylül 2019, Pazar
Son Dakika: 12:06 » Gine Cumhurbaşkanı Conde TBMM'yi ziyaret etti 11:05 » Tunus'ta uçak mühendisi Zevvari'nin öldürülmesi protesto edildi 11:02 » EPDK'nın ilk Türk lirası doğalgaz ihalesine 5 talip 10:36 » Meksika'da havai fişek mağazasında patlama: 26 ölü 13:56 » Messi evleniyor 13:55 » İki yılda 70 kilo verirken takipçilerinin de zayıflamasını sağladı 12:42 » Salı gününden itibaren sıcaklıklar azalacak 12:41 » 4 bin infaz ve koruma memuru alınacak 12:13 » TFF: Bugün ve yarın oynanacak tüm maçlar öncesinde 1 dakikalık saygı duruşunda bulunulacak 00:50 » İçişleri Bakanı Soylu: İki patlama olduğu arkadaşlarımız tarafından değerlendirildi 22:42 » Süleyman Soylu İstanbul'a hareket etti 22:40 » Fransa'da olağanüstü hal uzatılıyor 22:35 » Dışişleri Bakanlığı'ndan ABD'ye uyarı 22:26 » 22 bin 85 kişinin TSK ile ilişiği kesildi 10:42 » Arakan'da "insanlığa karşı suç" işleniyor

Yaşamın İçinde "Baba Ve Çocuk"

Aile ve evlilik hayatında eşler ve çocuklar, genellikle, babaların kendilerine ayırdıkları zamanın azlığından şikâyetçidirler. "Baba, seni çok özledik.”, "Babam, keşke daha az çalışsa...”, "Babam, benimle oyun oynasa...” ifadeleri tanıdık geliyor mu? Babalar, her ne kadar yoğun çalışmaktan ya da trafikten şikâyet etseler de, çocukların anneye ihtiyaçları olduğu kadar babalarının da yakın ilgisine ihtiyaçları vardır. Baba hangi meslekte ve konumda olursa olsun çocuğun nazarında ‘’baba’’dır. Bu kesinlikle unutulmamalıdır. Çocuk babasını fiziksel ve duygusal olarak yaşayabilmelidir. Aksi durumda çocuk babası ile arasına giren kişi, meslek, konum ve meşguliyetlere karşı düşmanlık beslemesine neden olabilir.

Aile sistemi içinde yer alan her birey birbirini etkiler. Böyle olmasına rağmen, söz konusu çocuklar olduğunda daha çok, anne-çocuk arasındaki ilişki ve bu ilişkinin her iki taraf için de ne kadar önemli olduğu vurgulanır. Babalar bu etkileşim içinde sanki unutulmuşlardır. Farkında olmadan da babalar bunu böyle olacağını zannederek kendini işine verir ve sorumluluğunun sadece evin maddi ihtiyaçlarını karşılamak olarak görür. Yıllar geçer farkında olmadan çocuklar ve eşler birbirlerini anlayamaz hale gelir. Aile bireyleri arasındaki duygusal bağın kurulması zorlaşır.

Babaları tarafından sevilen çocuklar, genelde duygusal açıdan daha dengeli, daha az öfkelenen, benlik algıları daha yüksek ve dünyaya pozitif bir bakış açısı geliştiren çocuklardır. Bu çocuklar da birey olma özelliklerini kazandıkları için her durumda sorumluluklarını ve kendi ayakları üzerinde durmasını bilirler.

Baba - çocuk ilişkisini araştıran uzmanlar; bir babanın, çocuğuna verebileceği en önemli armağanın sevgi ve şefkati olduğunu ve baba şefkatinin; depresyon, madde bağımlılığı ve davranış sorunlarına karşı en iyi önlem olduğunu belirtmektedirler.

Günümüzde Değişen "BABA” Rolü;

Özellikle ekonomik açıdan gelişmiş, evlilik ve aile kurumunun giderek yok olduğu toplumlarda "babalık” kavramının zayıflaması, buna bağlı olarak da gençlik sorunlarının kaçınılmazlığından duyulan kaygı, "babalık” kavramı konusunda birçok araştırma yapılmasına neden olmuştur.

Günümüzden 30-40 yıl öncesine baktığımızda, çocuğun yaşamında babanın fonksiyonunun değişikliğe ne kadar uğradığını fark ediyoruz.

Sosyal, politik ve ekonomik nedenlerin kadın erkek rollerini etkilemesi; geleneksel aile yapısının çekirdek aileye dönüşmesi; artık, çocuğun bakım ve gelişiminde babalara da önemli görev ve sorumluluklar yüklemiştir.

Artık, yenilenen "baba” kavramı, "uzak, duygularını göstermeyen, korkulan otorite” değil; "ev içi sorumlukları paylaşabilen, duygularını gösterebilen, çocuklarıyla ilgilenen, onlara zaman ayıran, ilgi ve şefkat gösteren erkek” anlamına geliyor. Ancak, aileyi geçindiren; ama evde fiziksel olsa bile, duygusal olmayan babalara da sıklıkla rastlanmaktadır.

"Ben iyi bir baba mıyım? Mükemmel bir baba olmak için neler yapmam gerekir?” diye kendinize soruyor olabilirsiniz. Mükemmel değil; ancak mutlu, keyifli ve iyi anne-baba olunabilir. Bunun için sabır, araştırma ve sevgi gerekir. Önemli olan çocukları yetiştirirken anne-babanın ellerinden geleni yapması ve buna inanmasıdır. Bunun için de öncelikle kendini tanıması, daha sonra eşiyle uyum içinde olabilmesi ve çocuklarını tanıması gerekir.

Günlük yaşamın içinde espriyi yakalamaya çalışın! Bu, eşiniz ve çocuğunuz için de rahatlatıcı olur. Sadece korkulan, saygı duyulan, mesafeli bir baba olmaya çalışmayın! Bunun tam tersi tutum da boşluk yaratabilir. Çocuklarınızı koşulsuz severken aynı zamanda sınırları belli bir ortam sunmaya çalışın! Çünkü kuralların olmadığı baba-çocuk ilişkisinde sevgiye saygıya dayalı bir disiplin, güven ve sorumluluk da olamaz.

İşlerinizin yoğun olması evinize ve ailenize az zaman ayırmanız, sizin ilgisiz bir baba olduğunuzu göstermez. Önemli olan, kısıtlı zaman dilimleri içinde bile olsa aile bireyleri ile kaliteli zaman geçirebilmektir.

Çocuklarınızın doğum günü, okul veya spor etkinliği gibi özel günlerinde her zaman yanında olmaya çalışın! Çünkü bu tür özel günlerin tekrar yaşanması söz konusu olmayacak. Okuldaki etkinliklerde arkadaşlarının babalarını gördüğü zaman sizin gelmeyişinize hem çok üzülür, hem de size karşı olumsuz düşünce içine girebilir. Daha sonraları okuldaki bu etkinliklere katılmak istemez. Çocuğunuzun okulunda öğretmenleri ve rehber öğretmenleriyle yapılan görüşmelere, dönemde en az bir kere katılmaya çalışın.

Çocuklar özellikle babalarıyla ev içi ve dışında geçirecekleri kaliteli birliktelik ile sosyal, duygusal ve ahlaki boşluğa düşmezler. Aile içinde bunları bulamadığı zaman arayış içine girer; ya aile dışında ya da sanal dünyada aradıklarını bulmaya çalışırlar. Bilgisayar, internet ve akıllı telefonlarla çok fazla vakit geçiren çocuklar, aile içinde zevk duyduğu bir uğraşı bulamadığı ve anne-babası tarafından gereği kadar sosyal ilgilenilmediği ve duygusal yakınlık ve değer verilemediği için sanal dünyaya dalmışlardır.

Çocuklar hayatı oyunla öğrenir. Oyun çocukların hem sosyal hem de duygusal gelişimini olumlu yönde etkiler. Çocuğun en birinci oyun arkadaşı da öncelikle babadır. Anne çocuğun bebeklik döneminde oyun arkadaşı olsa bile 3-4 yaşından itibaren kız-erkek fark etmez babayla oynamak ve fiziksel temasta bulunmak ister. İnternette arama motorlarına ‘’baba semeri’’ yazdığınızda baba çocuk arasındaki ilişkinin nasıl değerlendirildiğini görebiliriz. Çocukların babalarıyla oynamayı çok sevdikleri ‘’at oyunu’’ için geliştirilmiş ‘’baba semeri’’ baba çocuk ilişkisini farklı bir şekilde ortaya çıkarmaktadır.

Eşler arasında saygı, sevgi, sadakat esas olmalı ve her fırsatta birbirlerine değer vermeli ve takdir etmeli. Bir evde kavga eden bir anne ve baba varsa, onlar sürekli kendi değerlerini, kendi itibar ve kredilerini aşındırıp yıpratıyorlar demektir. Çocuklar, hayatı bizden öğrendikleri gibi sevgi, saygı ve sadakati de bizden öğrenirler. Bir tartışma esnasında, anne-babanın ağzından çıkan kırıcı sözler, çocukların ruhlarında çok olumsuz tesirler meydana getirir. Böyle bir manzara karşısında çocuk, anne ve babasına değersiz bir insan nazarıyla bakar. Bunun neticesinde de ikilem içinde ortada kalmış, anne ve babası daha hayattayken onları yitirmiş, anneli babalı bir sürü yetim çocuk ortaya çıkar.

Aile içinde eşler arasında iyi bir iş bölümü ve zaman tanzimi yapılarak planlı yaşanmalıdır. Eşler her fırsatta her konuda birbirine yardımcı olmalıdır. Bazen babalardan şu ifadeler duyulur; ‘’Koskoca holding yönetiyorum’’ ya da ‘’Yüzlerce işçi çalıştırıyorum fakat evde bir kadını veya çocuğu idare etmekte aciz kalıyorum.’’ Bunun sebebi, aile içindeki ilişkiler duygusaldır. Bilgi aktarımından çok duygusal aktarım esastır. İş yeri yönetir gibi aile yönetilemez.

Babanın en önemli etki alanlarından biri de cinsiyet rolleriyle ilgilidir. Erkek çocuklar, babanın davranışlarını izleyerek kendi cinsiyet rollerini geliştirirler. Baba, erkek çocuk için "cinsiyet modeli”, kız çocuklar için ise "eş modeli” oluşturur. Erkek çocuk, babadan kendi cinsiyet rollerini öğrenirken, kız çocuklar, karşı cinsin davranışlarını öğrenir. Gelecekte seçeceği eş için alt bilgiler oluşturur.

Gün içinde yaşanan bir sorunda çocuğun fikrini almak çok etkileyici olur. Babalar, zaman zaman o gün yaşadıkları bir sorunu çocuklarıyla konuşarak onların bu konudaki önerilerini isteyebilirler. Çocuğun herhangi bir konuyu paylaşmak istediği zamanlarda babaların çok iyi birer dinleyici olmaları gerekir. Çocuğunu dinleyen, onunla empati kuran, anlayan ve destekleyen babalar, çocukların duygu dünyalarına harika katkılar sağlar.

Aile içerisinde çocuklar açısından anne baba ‘’iyi polis’’, ‘’kötü polis’’ rolünü iyi paylaşmalıdır. Bizim kültürümüzde baba ‘’kötü polis’’, anne ise ‘’iyi polis’’ rolünü oynar. Gerçekte ise anne ‘’kötü polis’’, baba ise ‘’iyi polis’’ rolünü oynamalıdır. Çünkü anne çocuğa bağırsa, çağırsa, terlik fırlatsa dahi unutulur ve kalıcı duygusal iz bırakmaz. Babanın haklı olarak ters bakışı, ağır sözleri veya elini kaldırması çocukta duygusal olarak iz bırakır. Annenin yaptıkları unutulduğu halde babanın yaptıkları unutulmaz. ‘’Babam bu sözü söylemeden veya elini kaldırmadan yapamaz mıydı?’’ diye için için sorgularız.

"BABA OLMAK”, gerçekten çok kolay bir iş değildir. "Babalık” öğrenilebilir bir beceridir; fakat istemek de çok önemlidir.
2015-03-09 18:20:44
Okunma Sayısı: 24167
Yasal Uyarı: Dünya Times yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklarının sahibidir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.