Dünyadan ve Türkiye'den Güncel Haberler| 26 Mayıs 2017, Cuma
Son Dakika: 12:06 » Gine Cumhurbaşkanı Conde TBMM'yi ziyaret etti 11:05 » Tunus'ta uçak mühendisi Zevvari'nin öldürülmesi protesto edildi 11:02 » EPDK'nın ilk Türk lirası doğalgaz ihalesine 5 talip 10:36 » Meksika'da havai fişek mağazasında patlama: 26 ölü 13:56 » Messi evleniyor 13:55 » İki yılda 70 kilo verirken takipçilerinin de zayıflamasını sağladı 12:42 » Salı gününden itibaren sıcaklıklar azalacak 12:41 » 4 bin infaz ve koruma memuru alınacak 12:13 » TFF: Bugün ve yarın oynanacak tüm maçlar öncesinde 1 dakikalık saygı duruşunda bulunulacak 00:50 » İçişleri Bakanı Soylu: İki patlama olduğu arkadaşlarımız tarafından değerlendirildi 22:42 » Süleyman Soylu İstanbul'a hareket etti 22:40 » Fransa'da olağanüstü hal uzatılıyor 22:35 » Dışişleri Bakanlığı'ndan ABD'ye uyarı 22:26 » 22 bin 85 kişinin TSK ile ilişiği kesildi 10:42 » Arakan'da "insanlığa karşı suç" işleniyor

Özre mi takılalım yoksa kabahate mi?

Hani ‘Özrü kabahatinden büyük.’derler ya!Bu lafın anlamı şu: işlenen kabahatin arkasından dilenen özrün, kabahati arattıracak boyutta olması…

Şimdi İsrail Başbakanı, Amerika Başkanıyla anlaşarak, yaptıkları Mavi Marmara densizliğinden dolayı bizim Sayın Başbakanımızdan özür diledi. Hadi biz buna İsrail, Türkiye’den özür diledi diyelim. Tarihinde ilk özrüymüş! Bu da Türkiye halkına "Kuşa bak, kuşa” kandırmacasının kılıfı. Saf ya Millet deyuttu bunu. Hoş ömrü kuşa bakarak geçenlerin sayısı da az değil ya. Bari hiç olmazsa bu lanetlenmiş millete kanmasalar… Neyse buna takılmayalım.

Peki, şimdi burada özür mü büyük, kabahat mi?

Önce bir özrü hatırlayalım mı?Mayıs 2010’da Mavi Marmara gemisiyle birlikte altı adet gemi İHH öncülüğünde Gazze’ye yardım götürürken, Akdeniz’de uluslararası sularda İsrail saldırısına maruz kalmış ve dokuz kardeşimizi şehit etmişlerdi, densizler.

İHH Genel Başkanı: "Erbakan Hocamızın yönlendirmesiyle böyle bir girişimde bulunduk.Biz açık sulardayken, Hocamız,arayıp, hayır duada da bulundu.” diyor. (İsterseniz Youtube dan izleyebilirsiniz.)

Acaba Türkiye o gün gemilerin üstünde iki tane jet uçursaydı, İsrail buna cesaret edebilecek miydi? O gün sahip çıkmayan Sayın Başbakan bugün özrün çiftetellisini oynuyor. Bunların hepsi gelecek seçimin yatırımları değil de nedir?

Şimdi bir de özürle ilgili gelişmelere bakalım. Geçtiğimiz Mart ayında Amerika’nın yeni Dışişleri Bakanı Kerry, Türkiye’yi ziyaret etti. Adeta talimat verircesine İsrail’le bir an evvel ilişkilerin düzeltilmesini istedi. Geçen hafta da Amerika Başkanı Obama, İsrail’i ziyaret etmiş, Yahudi soykırım ateşini canlandırmış, Teodor Herzel’in mezarına çelenk koymuş ve dua etmişti.

Bu esnada İsrail Başbakanı da vardı aynı mekânda. Sayın Başbakanımız da Obama ve Netenyahu ile telefon görüşmesi yapmıştı. Görüşmede Obama’nın şahitliğinde Netenyahu, özrünü beyan etmişti. Bu görüşme Obama Teodor Herzel’in mezarı başındayken mi yapıldı onu bilmiyoruz. Ancak Tayyip Bey, Obama’nın sesini çok özlemiş olduğunu vurgulu bir şekilde ifade ederken mutluluğu da yüzünden okunuyordu. Acaba Teodor Herzel’in mezarına çelenk koymayı ya da ne bileyim Yahudi ateşini canlandırmayı da özlemiş midir?Doğrusu onu da bilmiyoruz. Malum Mayıs 2005’de Tayyip Bey’de bu Yahudi soykırım ateşini canlandırıp, Teodor Herzel’in Mezarına çelenk koymuştu, eşi ve bazı bakanlarla birlikte.

Doğrusu bu gün itibariyle bu özürle Türk halkına bir kez daha "Kuşa bak, kuşa.” dendi ama inşallah bu sefer kuşabakmaz bu millet. Neyse buraya da fazla takılmayalım.

Sanırım "Bu Teodor Herzel de kim? diyenleriniz olacaktır. Teodor Herzel, Avusturyalı bir Yahudi. Osmanlı Padişahı Sultan II. Abdülhamit zamanında huzura çıkar ve o dönem Osmanlı toprağı olan Filistin’den para karşılığı toprak ister. Amaç oraya bir İsrail devleti kurmaktır. Fakat "Şehit kanıyla alınmış topraklar, parayla satılmaz.” diye sert bir cevapla huzurdan kovulur. Bu, gider 1897’de İsviçre/Basel’de Yahudi kongresini toplar ve şu üç önemli kararı alırlar. Abdülhamit, tahttan indirilerek Osmanlı devleti yıkılacak, 50 sene içerisinde İsrail devleti kurulacak ve 100 senede Arz-ı Mevut gerçekleştirilerek İslam ortadan kaldırılacal

Bu kararların ilk ikisi geçekleştirildi. Üçüncüsü 116 sene geride kaldı henüz gerçekleşmedi ama onlar çalışmalarına devam ediyor. Bir hatırlatma yapmakta fayda var. 100 sene sonra o kararların alındığı salonda Milli Görüş Lideri Erbakan, Tevhid bayrağı altında Avrupa Müslümanları konferansını gerçekleştirmişti,Cenab-ı Hakk’a sonsuz şükürler ederek. (Youtube’dan videosunu izleyebilirsiniz.)

Şimdi Arz-ı Mevut’un gerçekleşmesi için Amerika ve İsrail birlikte Büyük Ortadoğu Projesini (BOP’u) yürütüyorlar. İşin enteresan yanı Sayın Başbakanımız Tayyip Bey’de bu projenin yürütücülerinden yani eş başkanlarından bir tanesi.

Bir de "Arz-ı Mevut nedir?” diye de bir hatırlatma yapmamızı isteyen olursa. Arzı Mevut, Türkiye’nin Güneydoğusunu da içine alan; Irak, Suriye, Ürdün, Lübnan Filistin ve Kuveyt topraklarının tamamı, İran’ın Batısı, Arabistan’ın Kuzeyi, Mısır’ın Doğusu’nu da kaplayan koskoca bir İslam coğrafyası. Güya Yahudiler, bu bölgeye hâkim olup bütün dünyayı buradan yöneteceklermiş.

Bir hatırlatma daha yapalım! Teodor Herzel’in O dönem Dünya Musevilerini bir yurda kavuşturma amacıyla kurduğu World Jewish Congress ismindeki kuruluşun Amerika’daki şubesi Amerikan Jewish Congress, Sayın Tayyip Bey’e ‘üstün cesaret ödülü’ vermişti. Bu bir Müslümana verilmiş olan ilk ve tek ödüldü.

Neyse biz özre takılmıştık ta bakın nereye geldik.

Acaba Netenyahu Sayın Tayyip Bey’den mi özür diledi yoksa Milletimizden mi? Zira bu telefonla gerçekleşmiş bir konuşma. Çıkıp da medyadan kamuoyuna deklare edilmiş değil. Fark etmez de diyebilirsiniz. Doğrusu bence çok şey fark eder. Ama netice itibariyle Yahudi bu, gerekirse onu da yapar. Hoş her türlü kendi çıkarları doğrultusunda hareket eder ya!

Neyse bu kadarla kifayet edelim ama yine de soralım; "Biz, şimdi özre mi takılalım yoksa kabahate mi?... Yoksa her ikisine de mi?”

Ne bileyim! Doğrusu al birini, vur ötekine. Aslında özür dilenmeseydi de kabahatle kalınsaydı daha iyi olurdu. Yahudi’yle ilişkimizin düzelmesindense düzelmemesi daha iyidir.

2013-04-02 21:26:35
Okunma Sayısı: 16185
Yasal Uyarı: Dünya Times yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklarının sahibidir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.