Dünyadan ve Türkiye'den Güncel Haberler| 20 Eylül 2017, Çarşamba
Son Dakika: 12:06 » Gine Cumhurbaşkanı Conde TBMM'yi ziyaret etti 11:05 » Tunus'ta uçak mühendisi Zevvari'nin öldürülmesi protesto edildi 11:02 » EPDK'nın ilk Türk lirası doğalgaz ihalesine 5 talip 10:36 » Meksika'da havai fişek mağazasında patlama: 26 ölü 13:56 » Messi evleniyor 13:55 » İki yılda 70 kilo verirken takipçilerinin de zayıflamasını sağladı 12:42 » Salı gününden itibaren sıcaklıklar azalacak 12:41 » 4 bin infaz ve koruma memuru alınacak 12:13 » TFF: Bugün ve yarın oynanacak tüm maçlar öncesinde 1 dakikalık saygı duruşunda bulunulacak 00:50 » İçişleri Bakanı Soylu: İki patlama olduğu arkadaşlarımız tarafından değerlendirildi 22:42 » Süleyman Soylu İstanbul'a hareket etti 22:40 » Fransa'da olağanüstü hal uzatılıyor 22:35 » Dışişleri Bakanlığı'ndan ABD'ye uyarı 22:26 » 22 bin 85 kişinin TSK ile ilişiği kesildi 10:42 » Arakan'da "insanlığa karşı suç" işleniyor

Operasyonel İstihbarata Geçiş

Güçlü bir devletin, olmazsa olmazlarından biri de güçlü bir istihbarat yapısıdır. 1984 yılından bu yana yürürlükte olan "Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu” değişen dünya şartları göz önüne alındığında, son derece yetersizdi. Bu yüzdendir ki, Türkiye Cumhuriyeti Milli İstihbarat Teşkilatı, yabancı istihbarat servisleri karşısında çaresiz ve savunmasız bırakma amacını taşıyan operasyonlarla karşılaştı. ( 07 Şubat girişimi, Hatay/Adana’da MİT kontrolündeki TIRların durdurulması )

Ak Parti Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu ve Çankırı Milletvekili İdris Şahin’in 19 Şubat 2014 tarihinde TBMM’ye sunduğu , ”Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin en önemli kısmı;

· MİT’in sadece istihbarat toplayan bir kurum olmaktan çıkarılı operasyon yapma (yurt içi/dışı) yetkisine kavuşturulması

· 7 Şubat gibi garabetlerin yeniden yaşanmasının önüne geçilmesi

· İsimsiz sahte ihbarlarla MİT’in çaresiz ve savunmasız bırakılmasının engellenmesi


Amerika’daki CIA/NSA, İngiltere’deki MI6/GCHQ , Almanya’dakiBND/BFV ,İsrail ‘deki MOSSAD/Shin-Bet gibi Dış İstihbarat/Sinyalize(elektronik) İstihbarat örgütlerinin sahip oldukları yetki ve imkanlardan, MİT’in de faydalanması amaçlanıyor bu değişiklikle.Bunlardan önemlisi yurt dışında operasyonel faaliyetlerde bulunabilme yetkisi. Dünyanın başta gelen istihbarat örgütlerinin bu tarz operasyonları gerçekleştirdiği bilinen bir gerçek. Misal olarak;

· Prenses Diana’yı ölümüne neden olduğu söylenen İngiliz SAS komandosu bir askerin MI6’nın Dubai’de düzenlediği bir operasyonla Londra’ya getirilmesi

· İsrail’in Dimona Nükleer tesislerini dünyaya ifşa eden MordechaiVanunu’nun, Mossad’ın İtalya’da düzenlediği bir operasyonla Tel-Aviv’e getirilmesi

· İran’da Kanada Büyükelçiliği’ne sığınmış 6 Amerikan diplomatın CIA operasyonu (Argo op.) ile kurtarılması


Siber saldırı ve siber casusluk girişimlerine karşı "siber savunma” da MİT’in görev alanları arasına giriyor ve böylece İzinsiz dinlemeler, yabancı istihbarat faaliyetlerinin önlenmesi amaçlanıyor. Hatırlarsanız 2010 yılında, İngiliz MI6, El Kaide’nin yayınladığı bir derginin kontrolünü ele geçirerek, dergi içeriğinde, mutfak malzemeleriyle bomba hazırlamayı öğreten "Annenizin mutfağından bomba tarifleri” kısmını,” kek tarifleriyle” değiştirmişti.

Amerikan NSA, İngiliz GCHQ gibi istihbarat kurumları sinyal istihbaratı yapan örgütler. Faaliyet alanları ise,Elektronik Postalar, Sosyal Medya ve Sosyal ağlar, İş dünyası, Seyahatler, Nakliye, İnternet ve telefon görüşmeleri… Yeni yasayla, eski adı GES olan Sinyal İstihbarat Başkanlığı’nın (SİB) önemi daha fazla artacak. SİB yapısı itibariyle, ABD’deki NSA, İngiltere’deki GCHQ ‘ya benzer bir yapıya getirilebilir.

Tabi bu yasa teklifine değişik sebeplerle tepkilerin gelmesi de gecikmedi…

· Muhaberat Devletine dönüşüyoruz. (Muhalefet partileri)

· Yetki artırılmalı ama zamanlama ideal değil (Sedat Laçiner)

· Suç ihtimali doğuyor ( Mümtaz’erTürköne)

· MİT, hukukun ilgi alanından kaçırılıyor (Bülent Korucu)

Sürekli gündemin değiştiği, hareketliliğin hiç bitmediği bir coğrafyada , 30 yıllık bir kanunla gittikçe daralan hareket alanımız bu kanun değişikliğiyle biraz daha genişledi ve rahatladı. Bu hamle, zamanında yapılsaydı, 7 Şubat ve benzeri girişimleri yaşamamış olurduk lakin bir de işin hayırlı tarafı var, sis perdesi ardındaki çehreler netleşti en azından.

ALLAH YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN

2014-02-21 21:40:10
Okunma Sayısı: 51015
Yasal Uyarı: Dünya Times yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklarının sahibidir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.