Dünyadan ve Türkiye'den Güncel Haberler| 30 Mart 2017, Perşembe
Son Dakika: 12:06 » Gine Cumhurbaşkanı Conde TBMM'yi ziyaret etti 11:05 » Tunus'ta uçak mühendisi Zevvari'nin öldürülmesi protesto edildi 11:02 » EPDK'nın ilk Türk lirası doğalgaz ihalesine 5 talip 10:36 » Meksika'da havai fişek mağazasında patlama: 26 ölü 13:56 » Messi evleniyor 13:55 » İki yılda 70 kilo verirken takipçilerinin de zayıflamasını sağladı 12:42 » Salı gününden itibaren sıcaklıklar azalacak 12:41 » 4 bin infaz ve koruma memuru alınacak 12:13 » TFF: Bugün ve yarın oynanacak tüm maçlar öncesinde 1 dakikalık saygı duruşunda bulunulacak 00:50 » İçişleri Bakanı Soylu: İki patlama olduğu arkadaşlarımız tarafından değerlendirildi 22:42 » Süleyman Soylu İstanbul'a hareket etti 22:40 » Fransa'da olağanüstü hal uzatılıyor 22:35 » Dışişleri Bakanlığı'ndan ABD'ye uyarı 22:26 » 22 bin 85 kişinin TSK ile ilişiği kesildi 10:42 » Arakan'da "insanlığa karşı suç" işleniyor

Güçlü Devlet Güçlü İstihbarat

MİT kontrolündeki yardım TIRlarının durdurulmasına neden olan ilk ihbar emniyete, ikinci ihbar ise Jandarma’ya geldi. Bu durum ister istemez MİT içinde paralel yapıdan eleman var mı sorularını akla getirdi.

Her kurumda olduğu gibi MİT’de de çürük yumurtalar olabilir.

Hatırlayacağınız üzere, ÖzgürSuriyeOrdusu Kurucusu Albay Hüseyin Mustafa Hormoush ile Binbaşı Mustafa Kassom'u 100 bin dolar karşılığındaSuriye askerlerine teslim etmekle suçlanan ve Başbakan Erdoğan’ın soruşturma izni verdiği MİT mensubu Önder S. 20 yıl ceza almıştı. Ayrıca Paris’te PKK’lı 3 kadının öldürülmesi olayında , suikastleri MİT’in üzerine yıkma çabaları doğrultusunda internete MİT’e ait olduğu söylenen bir belge sızdırıldı. Kurum içindeki bir personelin, MİT’in özel fligranlı kağıdını kullanıp, kurumun yazışma usulleri ve yazı karakterlerine uyarak, düzmece bir belge hazırladığı tespit edildi ve personel hakkında gerekli işlemler yapıldı.

Hakan Fidan Mayıs 2010’da göreve başladı. O günden bu yana teşkilatı uluslar arası etkin istihbarat örgütlerinin seviyesine getirebilmek için çaba sarfediyor zira kurum o zamana kadar hep iç güvenliğe kanalize olmuş, dış istihbaratta etkinlik sağlayamamıştı.. Zaten Hakan Fidan ile beraber, MİT’e yönelik saldırıların ana sebeplerinden biri de buydu. MİT’in millileşmesi ve bağımsızlaşması istenmiyordu!

Şimdiye kadar bu coğrafyada, tabiri caizse cirit atan yabancı istihbarat örgütleri için, bağımsız bir Türk İstihbaratı istenmeyecek bir durumdur.

Hiçbir ülke kendi sınırları dahilinde, bir başka ülkenin operasyon yapmasına müsaade etmez. GES’in MİT’e geçmesi de bu doğrultuda atılan ilk adımlardan biriydi.

Kurum her geçen gün etkinliğini artırmaya başlayınca karşı saldırıların dozajı da arttı. Türk İstihbarat Teşkilatı’nı terör örgütlerine yardım eden, işbirliği yapan bir yapı olarak gösterme gayretleri gerek içeride gerekse dışarıda, neredeyse bir kampanya halini aldı. Özellikle 22 Ocak’ta gerçekleşen Cenevre II toplantısı öncesinde bu saldırılar hız kazandı. Hatay’da, Adana’da MİT mensuplarının kontrolündeki TIRlar durduruldu. Uluslar arası kamuoyuna "El-Kaide’ye mühimmat taşınıyor” izlenimi verildi.

Hatay’da durdurulan ve içinde 5 MİT mensubunun bulunduğu yardım TIR’ın aranmasına müsaade edilmedi. Ama Adana’da 250 askerle, "Jammer”la durdurulan yedi TIRın üçü arandı. Sözde bomba tehdidine karşı güvenlik(!) için getirilen "Jammer”la asıl amacın; MİT mensuplarının iletişim kurmasını engellenmek olduğu ise aşikardı. (Kamu personelinin kendilerini havaya uçuracak hali yoktu herhalde!)

İkisi Subay olan 11 MİT mensubunun elleri arkadan kelepçelenerek yere yatırıldı.

Brüksel ziyareti öncesi Başbakan Erdoğan , yaşanan olayı şu sert sözlerle eleştirdi. "Suriye'ye insani yardımı götüren MİT'e ait TIR'lara kanun dışı saldırı düzenleyenlere ve bu şekilde teşkilatımızı yıpratmaya çalışanlara göz yummayacağız. Birileri MİT'i sabote etse de Suriye'deki kardeşlerimize yardım taşımaya devam edeceğiz. Birileri çıksın sabotaj düzenlesin biz kardeşlerimize yardım taşımaya devam edeceğiz"

Yaşanan tüm gelişmelerin ötesinde, Türk İstihbarat yapısında bazı değişikliklerin yapılması da artık elzem hale geldi. Zaten MİT Müsteşarı Dr. Hakan Fidan’ın doktora tezi de bu yöndeydi.

Öncelikli olarak İÇ VE DIŞ İSTİHBARAT birbirinden ayrılmalı

Kamu Güvenliği Müsteşarlığı "ELEKTRONİK İSTİHBARAT TOPLAMA TEŞKİLATI’na dönüşmeli (Amerikan National Security Agency(NSA) modeli)

Son Halkbank operasyonu da gösterdi ki, Finansal İstihbaratta zafiyetimiz var. Bu alanda ihtisaslaşmak için acilen FİNANSAL GÜVENLİK VE İSTİHBARAT TEŞKİLATI kurulmalı

Askeri istihbarat da dahil olmak üzere tüm istihbarat birimlerinin bağlı olacağı ULUSAL GÜVENLİK TEŞKİLATI kurulmalı

Güçlü devlet olmanın, olmazsa olmazlarından biri de GÜÇLÜ İSTİHBARAT YAPISI’dır.


Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun dediği gibi;

İstihbarat bir devletin mahremidir. Şimdi Hakan Fidan bağımsız istihbarat yapılanması kurmakla yani vazifesini yapmakla suçlanıyor. Bir yanda Sn. Fidan İran'a yakın deniyor, aynı yerde Sn. Fidan'ın Suriye'de İran'a karşı mücadele edenlere destek verdiği söyleniyor.Hakan Fidan son derece metin. Yaptığı işten emin'

ALLAH YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN

2014-01-28 19:40:55
Okunma Sayısı: 48179
Yasal Uyarı: Dünya Times yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklarının sahibidir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.