Dünyadan ve Türkiye'den Güncel Haberler| 05 Mart 2021, Cuma
Son Dakika: 00:00 » Aşırı Kilo Aldıysanız Geç Olmadan Doktora Görünün - Op. Dr. Levent Bakışgan Obeziteyi Anlatıyor 22:14 » Op. Dr. Levent Bakışgan, Türkiye'de Sağlık Turizmi Her Geçen Gün Artıyor 21:20 » Covid-19 (Corona) Virüsüne Karşı Nasıl Beslenmeliyiz? 22:58 » Op. Dr. Levent Bakışgan İlk Pandeminin Tarihten günümüze etkilerini anlatıyor 12:06 » Gine Cumhurbaşkanı Conde TBMM'yi ziyaret etti 11:05 » Tunus'ta uçak mühendisi Zevvari'nin öldürülmesi protesto edildi 11:02 » EPDK'nın ilk Türk lirası doğalgaz ihalesine 5 talip 10:36 » Meksika'da havai fişek mağazasında patlama: 26 ölü 13:56 » Messi evleniyor 13:55 » İki yılda 70 kilo verirken takipçilerinin de zayıflamasını sağladı 12:42 » Salı gününden itibaren sıcaklıklar azalacak 12:41 » 4 bin infaz ve koruma memuru alınacak 12:13 » TFF: Bugün ve yarın oynanacak tüm maçlar öncesinde 1 dakikalık saygı duruşunda bulunulacak 00:50 » İçişleri Bakanı Soylu: İki patlama olduğu arkadaşlarımız tarafından değerlendirildi 22:42 » Süleyman Soylu İstanbul'a hareket etti

Gezi Parkı Hadisesi ve 1 Haziran Kalkışması …!

Proje: Taksim Yayalaştırma Projesi… İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nden CHP’li meclis üyelerinin de desteğiyle çıkmış bir proje… Kapsamı: Taksim, yaya trafiğine kapatılıp meydan haline getirilecek, araç geçişleri yer altına alınacak … Uygulama esnasında Gezi Parkı’nda on(10) adet ağaç deplase (sökme işlemi) edilecek, iki(2) ağaçta kesilecek. Deplase edilen ağaçlar ise Çağlayan’a yeniden dikilecek.

Tarihi Topçu Kışlası ile ilgili de şu ana kadar alınmış bir karar yok. Kaldı ki; herhangi bir proje çizilmediği gibi ihale sürecine de girilmiş değil. Yapılması kuvvetle muhtemel olan, tasarlanan plan ise, şehir ve sanat müzesi, altında ise cafe ve dükkanlar

İşin teknik boyutu bu... Ama maalesef İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bu projenin mahiyetini, detaylarını ve kimlerin oyu ile gündeme alındığını İstanbul halkına yeterince anlatamadı.

Hal böyle olunca "fısıltı gazetesi” boş durur mu? "Gezi Parkı’ndaki ağaçların tamamının kesileceğini” yaymaya başladı. Başlarda iyi niyetli, gerçekten de doğaya, ağaca sahip çıkan İstanbul’lular, bu söylentilere inanıp –ki kendilerince haklılar- parka akın ettiler ve tepkilerini dile getirdiler. İçlerine sızan provokatörlerin farkına varmadan tamamen "tabiat sevgisi” için oradaydılar.

Fısıltı gazetesinin en büyük sac ayağı "sosyal medya” … "Yapılacak olan AVM’ye, Bülent Arınç’ın oğlu ortakmış…” Bu iddiayı da bir haber kanalı adına açılan fake hesaptan duyurdular. İşin ilginç tarafı, hesabın fake olduğunu bilmelerine rağmen bazı medya mensupları –ki bazılarının daha önceden kurumları ile ilişkisi kesilmiş- işin aslını bilmiyormuş izlenimi vererek bu iftirayı paylaşmaktan imtina etmediler!

Gezi Parkı’nın etrafı, bu tür yalan, iftira dolu haberlerin kulaktan kulağa yayılmasıyla dolmaya başladı ve polis bu izinsiz gösteriye müdahale etmek zorunda bırakıldı…

Şunu açıkça söylemekte bir beis görmüyorum; polisin müdahalesi gereksiz derecede sertti ve aşırı derecede biber gazı kullanıyordu. Daha işin başında, diyalogla, güzel bir lisan ile çözülmesi gereken bir mesele, üst üste yanlışlarla iyice büyüdü. Polisin müdahalesi her geçen saat daha da fazlalaştı. Provokasyonun geniş mecralara yayılması için bundan uygun fırsat bulunamazdı elbette! Sosyal Medya’dan polis şiddetiyle ilgili başka ülkelerden alıntı onlarca fotoğraf paylaşıldı, halkı galeyana getirmek adına… Ortadoğu’dan alınan bir fotoğrafı, "polis panzeri altında can verdi”diyerek paylaştılar. Bir başkası , Brezilya’dan alıntılanan bir fotoğrafta "polisin köpeğe bile gaz sıktı” yalanını alçakça paylaştı. Bir diğeri, dünya medyasına "26 kişi öldü(!)” iftirasını İngilizce olarak bildirdi… "Sakallı insanlar ellerinde satırlarla saldırdı” türünden iğrenç haberler ve tabi bu tür aşağılık yalanları bilerek ya da bilmeyerek paylaşan yüzlerce insan…

Kendine gazeteci, sanatçı, aydın diyenler, utanmadan, sıkılmadan halkı provoke eden paylaşımlardan kaçınmadılar. Bir kısım zevat, iş çığırından çıktıktan sonra, sözde sağduyu(!) çağrısı yapmaya başladı!!! Yaptıkları paylaşımları silmeye başladılar… Oysa ki ateşe benzini döktükten sonra, söndürmeye çalışmış gibi görünmenin bir kıymeti var mı?

Daha sonra çevreci(!) geçinen bir kısım zevat(!), orman arazilerinde yaptıkları villalarında, şaraplarını yudumlayarak, keyifle bıraktığı eserlerini izlemeye başladılar tabi arada sağduyu(!) mesajları vermeyi de ihmal etmeyerek!!!

Olayların geniş bir satha yayılması için, her türlü asparagas haber üretildi. "İktidar Sosyal Medyayı yasaklıyor” diyerek yasaklı sitelere(!) rahat girilmesi için"DNS” numaraları verdiler. Eylem kırksekiz(48) saat sürerse "Avrupa Birliği’nin Hükümeti feshetme yetkisi varmış” diye bir haber yayıldı. Birazcık aklı eren biri, böyle bir şeyin asla mümkün olamayacağını bilir ama olayları daha fazla büyütmek, devamlılık sağlamak için bu tür aptalca yalanlardan geri durmadılar.

Merkezden gelen talimatla polis Taksim’den çekildi, geç olsa da projenin detayları anlatılmaya başlandı ama malesef provokasyon bitmedi!

Çekilen polise, taş, sopa, havai fişeklerle saldırıldı. Ankara’ya, İzmir’e selam çakıldı. Ordu evlerinin önüne gidilip "ordu göreve” çağrısında bulunmak da ihmal edilmedi. #DirenAnkara , #Direnİzmir diyerek meydanlar tamamen illegal unsurlara terk edildi. İş çevre hassasiyetinden çoktan çıkmış, sözde devrim(!) hareketine döndü. Sonuç; otuzdan fazla polis, altmıştan fazla vatandaşımız yaralandı. Onlarca toplu taşıma aracı, banka şubeleri, duraklar, bilboardlar ve hatta ağaçlar zarar gördü, kullanılamaz hale geldi. (89 adet polis aracı, 42 adet özel araç, 4 adet Otobüs, 18 adet belediye aracı ve 94 adet işyeri) Başbakanlık Ofisi’ne dahi saldırı yapıldı ve yedi(7) polis yaralandı.

Olay , Terörle Mücadele Kanunu(TMK) kapsamına girecek bir hal aldı artık. Zaten atılan sloganlarda, sosyal medyadaki paylaşımlarda mesaj açıktı "Hükümeti Düşüreceğiz”

Bir çift sözüm de Ak Parti mensuplarına (bazı isimler hariç)… Asıl amacından sapan bu eylem karşısında, maalesef Başbakan Erdoğan’ı yalnız bırakarak sınıfta kaldınız! Mesai arkadaşlığı, gönüldaşlık, dava arkadaşlığı sadece alkışlamakla olmaz yeri geldiği zaman kolunuzu değil tüm bedeninizi taşın altına koyacaksınız ama yapmadınız ya da yapmaktan imtina ettiniz, olmadı, yakışmadı!

Ayrıca, bu saatten sonra, gerek yazılı, gerek görsel, gerekse sosyal medyada her türlü provokatif söylemleri paylaşan kişi ya da kurumların programlarına katılır iseniz size de yazıklar olsun derim. Bu sizler için ne kadar önem atfeder bilemem ama şunu bilesiniz ki kendi şahsım adına hakkımı asla helal etmem!

 

Tüm bu yaşanan sonuçlardan sonra ne mi oldu..? Japonya’nın " İstanbul daha şanslı” dediği "2020 Olimpiyatları” adaylığımız, İzmir adına verdiğimiz "EXPO2020” mücadelemiz tehlikeye girdi. BRAVO!!! Devam edelim, kendimizi rezil etmek için elimizden geleni yapalım!!! DİRENMEYE DEVAM!!!

 

ALLAH YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN


2013-06-03 10:28:28
Okunma Sayısı: 51863
Yasal Uyarı: Dünya Times yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklarının sahibidir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.