Dünyadan ve Türkiye'den Güncel Haberler| 19 Haziran 2019, Çarşamba
Son Dakika: 12:06 » Gine Cumhurbaşkanı Conde TBMM'yi ziyaret etti 11:05 » Tunus'ta uçak mühendisi Zevvari'nin öldürülmesi protesto edildi 11:02 » EPDK'nın ilk Türk lirası doğalgaz ihalesine 5 talip 10:36 » Meksika'da havai fişek mağazasında patlama: 26 ölü 13:56 » Messi evleniyor 13:55 » İki yılda 70 kilo verirken takipçilerinin de zayıflamasını sağladı 12:42 » Salı gününden itibaren sıcaklıklar azalacak 12:41 » 4 bin infaz ve koruma memuru alınacak 12:13 » TFF: Bugün ve yarın oynanacak tüm maçlar öncesinde 1 dakikalık saygı duruşunda bulunulacak 00:50 » İçişleri Bakanı Soylu: İki patlama olduğu arkadaşlarımız tarafından değerlendirildi 22:42 » Süleyman Soylu İstanbul'a hareket etti 22:40 » Fransa'da olağanüstü hal uzatılıyor 22:35 » Dışişleri Bakanlığı'ndan ABD'ye uyarı 22:26 » 22 bin 85 kişinin TSK ile ilişiği kesildi 10:42 » Arakan'da "insanlığa karşı suç" işleniyor

Evlilik konuşmayı azaltıyor mu?

Kadın ve erkeğin kendi iradeleri ve üçüncü kişilerin, özellikle de ailelerinin onayını aldıktan sonra, evlilik hayatının başlamasına karar verilmelidir.

Evlilik öncesi tanışma, söz, nişan vb. dönemler mutlaka yaşanmalı. Yaşanan bu dönemler sayesinde eş adayları birbirini, her iki tarafın aile çevresini, aileler de birbirini daha gerçekçi olarak tanıma imkanı bulur. Bu dönemleri ciddi bir sebep yoksa dört-altı aya kadar uzatılmalıdır.

Çünkü günün şartlarına göre kız ve erkeğin sosyal, psikolojik ve ekonomik yönden hazır olması gerekir. Erkeklerin askere gitmesi ve bir iş sahibi olması evliliğe hazır olduğunun bir işaretidir. Eskiden özellikle kızların "çeyiz hazırlama” işleri onları zamanla psikolojik ve sosyal yönden evliliğe hazırlayabilir. Bugün bu işlerle uğraşmaya kimsenin vakti yok, hem de gerekli duyulmuyor. Öğrenim hayatı, iş ve kariyer düşüncesi buna fırsat vermiyor. Parayı verip istediğini alabiliyor. Onun için sosyal ve psikolojik yönden hazırlanabilmesi için söz, nişan, vb. dönemlerin yaşanması gerekir.

Tanışmanın bu dönemde olması ve ortaya çıkabilecek problemlerin çözümüne gidilmesi gerekir. Çözüm bulunamıyorsa söz veya nişan bitirilebilir. Evlilik oluştuktan sonra, evliliği bitirme hem kişilere, hem ailelere, hem de aradaki çocukları sıkıntıya sokar. Evlilik öncesi ve evlilik hayatı içinde beklentilerde aceleci davranmamak gerekir. Evlilik emek ister, gayret ister, fedakârlık ister ve duygusal yatırım ister. Acelecilik evliliğin en büyük düşmanıdır.

Evlilik öncesi söz ve nişanlılık döneminde eş adayları ve aileler birbirleriyle usulünce bir araya gelip konuşmalılar ve görüşmeliler ki birbirlerini tanısınlar. Bu dönemde genelde kızlar biraz az konuşur, erkekler ise daha daha çok konuşurlar. Fazlaca konuşan genelde erkektir. Kızlar ise genelde dinleme durumundadır. Bugün iletişim çağı içinde olduğumuzdan dolayı yüz yüze konuşma yerine elektronik ortamda konuşma ve görüşme tercih edilmektedir. Bu tür konuşma ve görüşmeler sıcak değildir, soğuktur.

Evlilik öncesi görüşme ve konuşmalarda özellikle kızların erkeğe güvenebilme duygusunu hissetmesi, erkeklerin de kızlardan sadakat duygusunu hissedebilmesi önemlidir. Evlilikte esas olan eşlerin birbirine güven ve sadakat duygusu, sevgi ve saygıdan önce gelir. Öncelikle güven duygusu hissettirilebilirse, korku ortadan kalkar. Korku ortadan kalkınca veya azalınca karşı tarafa güven artar. Güvenin artması sevgi ve saygıyı arttırır. Sevgin de saygıyı arttırır. Eğer eşler birbirine saygı duyamazsa sevgide zamanla azalır. Sevgi esas olmakla birlikte, bu sevginin saygıyla beslenmesi ve takviye edilmesi gerekir. Eşler arasında oluşan sevgi, saygıyla beslenmezse, sevgi zamanla zayıflar ve yok olur.

Evlilik öncesi ve evlilik hayatı içinde konuşma ve görüşmelerde her iki tarafta birbirinin olumlu, güzel ve beğenilen özelliklerini görmeye çalışmalıdır. Böylece birbirlerine karşı güven, sadakat ve sevgi-saygıyı artar.

Özellikle evlilik öncesi konuşma ve görüşmelerde karşı tarafın güzel ve iyi yanları görülür. Beğenmediğimiz taraflarını da görmemiz gerekir ki, bunlar üzerinde konuşulsun. Aksi taktir de "Evlenince değişir, düzelir’’ veya ‘’Evlenince değiştiririm, düzeltirim” diyerek, problemi görmemezlikten gelme bizi yanıltabilir. Çünkü evlilik eşlerin birbirini değiştireceği, şekillendireceği, kendine benzeteceği bir süreç değildir. Evlenecek kişiler evlilik öncesi ‘’gözlerini dört açmalı’’ evlendikten sonra ise ‘’gözlerinin birini açmalı’’. Yine eskiler evlendikten sonra kaliteli ve huzurlu bir evliliğin olabilmesi için ‘’Eşler birbirine karşı; bazen kör, bazen topal, bazen dilsiz, bazen de sağır olması gerekir’’ diye ifade etmişlerdir.

"Aşk Ateşi Vuslata Erince Söner "mi?

Evlilik öncesi konuşma ve görüşmeler, evlilik hayatında azalmamalı. Evlilik bir son değildir. Gerçekte uzun bir sürecin başlangıcıdır. Evlilik hayatı dört mevsim gibidir. Her mevsimin kendine göre bir özelliği vardır. Bu özelliği dikkate almaz, gerekli hazırlığı yapmazsak o mevsimde rahat yaşayamayız. Evlilik sürecinde yaşadığımız ve yaşayacağımız problemlere öncellikle eşler konuşarak çözecektir. Konuşmadan, kendi aralarındaki, çocuklarıyla veya aileleriyle ile ilgili olan problemleri çözemezler. Problemleri çözmeyip "hasıraltı” veya "sumenaltı” yapılması sonuca götürmez. Böyle yapınca problemler birikir ve altında kalkılamaz bir durum alır.
Genelde evlilik öncesi çok konuşan erkek, evlilik sonrası konuşmayı azaltır ve kadının konuşması artar. Bunun mutlaka bir sebebi vardır.

2013-11-07 13:55:11
Okunma Sayısı: 26623
Yasal Uyarı: Dünya Times yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklarının sahibidir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.