Dünyadan ve Türkiye'den Güncel Haberler| 28 Mart 2017, Salı
Son Dakika: 12:06 » Gine Cumhurbaşkanı Conde TBMM'yi ziyaret etti 11:05 » Tunus'ta uçak mühendisi Zevvari'nin öldürülmesi protesto edildi 11:02 » EPDK'nın ilk Türk lirası doğalgaz ihalesine 5 talip 10:36 » Meksika'da havai fişek mağazasında patlama: 26 ölü 13:56 » Messi evleniyor 13:55 » İki yılda 70 kilo verirken takipçilerinin de zayıflamasını sağladı 12:42 » Salı gününden itibaren sıcaklıklar azalacak 12:41 » 4 bin infaz ve koruma memuru alınacak 12:13 » TFF: Bugün ve yarın oynanacak tüm maçlar öncesinde 1 dakikalık saygı duruşunda bulunulacak 00:50 » İçişleri Bakanı Soylu: İki patlama olduğu arkadaşlarımız tarafından değerlendirildi 22:42 » Süleyman Soylu İstanbul'a hareket etti 22:40 » Fransa'da olağanüstü hal uzatılıyor 22:35 » Dışişleri Bakanlığı'ndan ABD'ye uyarı 22:26 » 22 bin 85 kişinin TSK ile ilişiği kesildi 10:42 » Arakan'da "insanlığa karşı suç" işleniyor

Türkiye'nin üçüncü seçeneği: Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü, Avrupa Birliği ile ilişkilerinin gerginleştiği bir dönemde Türkiye için önemli fırsatlar yaratabilir.

İngiltere'nin AB’den çıkış süreci (Brexit) sonrasında, İtalya, Fransa, Hollanda ve Yunanistan gibi ülkelerde daha da sert esmeye başlayan hoşnutsuzluk havası, AB’nin eski cazibesinin kalmadığına dair algıyı kuvvetlendiriyor.

Bunun yanı sıra, 15 Temmuz’da gerçekleşen hain darbe girişiminin ardından, arzu edilen desteğin AB yetkililerinden gereken düzeyde gelmeyişi, Türkiye’de hayal kırıklığı yaratırken, AB dışında seçenek arayışı da haklı nedenlerle tekrar gündeme geldi.

Bu seçeneklerden ilki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarıyla manşetlere çıkan Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) üyelik konusu oldu.

Ancak ŞİÖ’nün ekonomik işbirliğinden ziyade, üye ülkeler arasındaki siyasi ittifakın ön planda olduğu bir organizasyon olması, yaratacağı ticari avantajlar konusunda soru işareti yaratıyor.

Üçüncü seçenek: Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü
Türkiye’nin bu noktada yönelebileceği, ancak henüz fazla gündeme gelmeyen bir başka fırsat alanı ise yaklaşık 4,5 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğüyle Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ).

Ekonomik büyüklük anlamında KEİ, AB ile henüz kıyaslanabilecek konumda değil ancak, kurulduğu günden bu yana yaklaşık 25 yıldır AB modeline benzer, etkin bir yapı geliştirmeyi başarmış durumda.

Örgütün kuruluşunda ve geliştirilmesinde liderliği üstlenen Türkiye, AB ile müzakere süreçlerinden edindiği deneyimi KEİ’ye aktarırken, hem AB hem de KEİ üyesi olan Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya’nın da kendi deneyimlerini örgüte aktarma şansı bulunuyor.

KEİ üyesi ülkeler arasındaki ekonomik bütünleşme ise bir başka başarı hikayesi olarak adlandırabilir. Zira Türk iş adamları örgüt üyesi ülkelerde birçok önemli ticari girişimi hayata geçirirken, örneğin Yunanistan’ın yatırımları da Türkiye’nin özelleştirme süreçlerinde önemli roller üstlendi.

Normalleşme süreci ile tekrar önemli bir ivme kazanan Rusya ve Türkiye arasındaki dev enerji projelerinin de 12 ülke ile yaklaşık 20 milyon kilometrekarelik alana yayılan, 330 milyon nüfus hacmine sahip KEİ çerçevesindeki iş birliğini daha da cesaretlendirmesi bekleniyor.

Karadeniz Çevre Otoyolu
Yapımına 2011’de başlanan ve 2020’de tamamlanması öngörülen Karadeniz Çevre Otoyolu (BSRH) ise KEİ kapsamındaki en önemli projeler arasında yer alıyor.

Proje kapsamında bulunan Türkiye’nin Karadeniz sahil şeridinin yapımı yaklaşık 10 yıl önce tamamlanırken, Rusya kısmı ise Soçi 2014 Kış Olimpiyatları öncesinde tamamlanmıştı.

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından da desteklenen projede, geriye yalnızca Karadeniz’in kuzey ve batı bölgelerinde bazı kısımlar ile Gürcistan ayağı kalmış durumda. Projenin tamamlanması durumunda kazanılacak ekonomik edinimlerin daha güçlü bir şekilde anlatılması halinde, söz konusu bölgelerdeki inşaat sürecinin hızlandırılması da mümkün.

Yıllık dünya turist hacminin yaklaşık yüzde 12'sine sahip, bir başka deyişle, yılda yaklaşık 120 milyon turistin ziyaret ettiği KEİ ülkeleri için turizm ve seyahat noktasında atılacak adımlar da bölgenin turizm potansiyelinin ve Karadeniz'in deniz taşımacılığındaki önemli rolünün daha da değerlenmesini sağlayabilir.

Türkiye ve Rusya'nın önemi
Türkiye özellikle son 20 yılda, düşük maliyetli üretim ve kaliteli iş gücüyle birçok dev şirketin üretim merkezi haline gelirken, KEİ’nin desteklenmesi halinde diğer Karadeniz ülkelerinde gelişecek ekonomik çevrenin de benzer avantajlardan faydalanabilmesi mümkün olacak.

Bölgenin en önemli iki önemli aktörü Türkiye ve Rusya’nın, örgüte vereceği güçlü destek sayesinde KEİ, çevre ülkeler açısından da ticari olarak daha cazip bir konuma gelirken, Hazar Denizi ve Rusya’daki önemli enerji kaynakları için bir köprü olabilecek bölgede artacak iş birliği, uzun soluklu yeni fırsatlar yaratma potansiyeline sahip.

Türkiye gibi ülkelerdeki güçlü üretim ve nüfus potansiyeli ile örgüt kapsamında faaliyetlerini yürüten KOBİ Çalışma Grubu ve Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası gibi unsurların örgütün güçlü üyeleri tarafından destek görmesi halinde KEİ, bölge ülkelerin kalkınmasına da ivme kazandıracak.

Batısında AB, doğusunda Hazar enerji kaynakları ve küresel ekonomide önemli yeri bulunan Türkiye ve Rusya gibi iki G20 üyesinin de desteğiyle KEİ, AB ile soğuk rüzgarların dönem dönem estiği bir ortamda kolaylıkla daha önemli bir "koz" haline gelebilir.
AA
2016-12-14 11:23:03
  • Ziyaret: 918
  • (Suanki Oy 0.0/5 Yildiz) Toplam Oy: 0
  • 0 0