Dünyadan ve Türkiye'den Güncel Haberler| 23 Kasım 2017, Perşembe
Son Dakika: 12:06 » Gine Cumhurbaşkanı Conde TBMM'yi ziyaret etti 11:05 » Tunus'ta uçak mühendisi Zevvari'nin öldürülmesi protesto edildi 11:02 » EPDK'nın ilk Türk lirası doğalgaz ihalesine 5 talip 10:36 » Meksika'da havai fişek mağazasında patlama: 26 ölü 13:56 » Messi evleniyor 13:55 » İki yılda 70 kilo verirken takipçilerinin de zayıflamasını sağladı 12:42 » Salı gününden itibaren sıcaklıklar azalacak 12:41 » 4 bin infaz ve koruma memuru alınacak 12:13 » TFF: Bugün ve yarın oynanacak tüm maçlar öncesinde 1 dakikalık saygı duruşunda bulunulacak 00:50 » İçişleri Bakanı Soylu: İki patlama olduğu arkadaşlarımız tarafından değerlendirildi 22:42 » Süleyman Soylu İstanbul'a hareket etti 22:40 » Fransa'da olağanüstü hal uzatılıyor 22:35 » Dışişleri Bakanlığı'ndan ABD'ye uyarı 22:26 » 22 bin 85 kişinin TSK ile ilişiği kesildi 10:42 » Arakan'da "insanlığa karşı suç" işleniyor

Libya yeni yıla meşruiyet kriziyle giriyor

Libya yeni yıla 3 farklı oluşum UMH, TM ve MGK arasında devam eden meşruiyet kriziyle giriyor.

Arap dünyasında Tunus'la başlayan devrim hareketlerinin Libya'ya sıçramasıyla 2011'de devrilen Muammer Kaddafi rejiminin ardından ülkenin içine girdiği siyasi kriz, 2017'ye gelindiğinde iktidar için savaşan 3 farklı oluşuma doğru evrildi.

Yeni yıla az bir zaman kala, Libya siyasetinde varlık gösteren Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Başkanlık Konseyi, Tobruk'a bağlı Temsilciler Meclisi (TM) ve Trablus merkezli Milli Genel Kongre (MGK) arasında yaşanan meşruiyet krizi devam ediyor.

Libya krizi, MGK'nın yeniden iktidara geldiğini ve hükümet kurduğunu ilan etmesinin ardından, 13 Temmuz 2014'te Mısrata, Ez-Zaviye, Reyyan ve Sabrata kentlerindeki silahlı grupların, Verşefane ve Zintan kentlerine bağlı silahlı gruplara karşı Fecr-i Libya ismiyle başlattıkları askeri operasyonla başladı. Bu olaylar, 25 Mayıs 2014'te seçilen TM'nin 4 Ağustos'taki ilk toplantısından önce yaşandı. TM'nin MGK'dan görev teslim alma sürecinde yaşanan sorunlar Libya'yı siyasi bir krizin içine sürükledi. Bu süreçte, ülkede MGK ile TM olmak üzere iki meclis ve bunlara bağlı olarak ülkenin batısında Ulusal Kurtuluş Hükümeti, doğusunda ise geçici hükümet kuruldu.

Tarafları bir araya getirme süreci
Libya krizi, dönemin BM Libya Özel Temsilcisi Bernardino Leon'un, 29 Eylül 2014'te Gadamis kentinde ilk siyasi diyalog görüşmelerinin başlayacağını ilan etmesine kadar sürdü. Diyalog görüşmelerinin ilk turuna sadece TM üyeleri ile meclisi boykot eden üyelerin katılması ve sahada faaliyet gösteren diğer tarafların görmezden gelinmesi, eleştirilere neden oldu. Bunun sonucunda 15 Ocak 2015'te İsviçre'nin Cenevre kentinde gerçekleştirilen ikinci tura yeni taraflar dahil edildi. 10 gün sonraki üçüncü turda silahlı gruplar, belediye meclisleri, siyasi parti ile akımlar ve kabile ileri gelenleriyle görüşmeler yapıldı.

İsviçre'den sonra Libya görüşmeleri Fas'a taşındı. Suheyrat kentinde 11 Temmuz 2015'te gerçekleşen görüşmelere TM ve belediye meclislerinden temsilciler, liberalist Ulusal Güçler İttifakı ve Adalet ve Bina Partisi'nin aralarında bulunduğu siyasi partiler, bağımsız şahsiyetler ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı. O gün taraflar, o zamana kadar ortaya atılan anlaşma taslaklarından dördüncüsünü imzaladı ancak bu da özellikle metin üzerinde düzenlemeler yapılmasını şart koşarak anlaşmaya imza atmayan Trablus'taki MGK tarafından pek çok eleştiriye maruz kaldı.

Gerekli düzenlemeler, Cenevre'de yeniden başlayan görüşmelerde yapıldı. Üzerinde düzenleme yapılan dördüncü taslak da başka eleştiriler aldı. Son olarak 17 Aralık 2015'te Suheyrat'ta gerçekleştirilen ve MGK ile TM'den heyetler, oturumları boykot eden milletvekilleri, bağımsız şahsiyetler Arap ve yabancı ülke temsilcileri ile büyükelçilerin katıldığı görüşmede beşinci ve son taslak üzerinde anlaşmaya varıldı.

Çözüm sürecinde sil baştan mı?
Henüz giderilemeyen bu anlaşmazlıklara yeni yılda yeni bir meşruiyet krizi daha eklendi. Yeni kriz, iktidar için mücadele eden taraflar arasında değil krizi çözmek için oluşturulan UMH Başkanlık Konseyi'nin meşruiyeti konusunda yaşanıyor. Libyalı bazı taraflar, Başkanlık Konseyi'nin 17 Aralık'ta görev süresinin dolduğunda ısrar ederken diğerleri Suheyrat Anlaşması'nda belirlenen bir yıllık sürenin, anlaşmanın anayasal bildirgeyle teminat altına alındığı tarihten itibaren başlayacağını belirtiyor.

BM Libya Özel Temsilcisi Martin Kobler'in de aralarında bulunduğu pek çok kişi, Başkanlık Konseyi'nin görev süresinin TM'nin UMH'ye güvenoyu vermesi ve anlaşmayı kabul etmesiyle başlayacağını savunuyor. TM 2016 yıl başından bu yana, milletvekillerinin "tüm egemenlik yetkilerinin TM yerine Başkanlık Konseyi'ne devredilmesini öngören 8. maddenin anlaşma metninden çıkarılması" şeklindeki bazı düzenlemelerin yapılmasını istemesi nedeniyle, Suheyrat anlaşmasını anayasal bildirgeyle teminat altına alacak oylamayı yapamadı. Bu nedenle TM, Başkanlık Konseyi'nin oluşturduğu hükümetlere güvenoyu vermedi.

Başkanlık Konseyi'nin ise sessizliğini korumakla birlikte kendi kendine görev süresini uzatması bekleniyor. Libya'da daha önce de MGK, 23 Aralık 2013'te dolan görev süresini 2 defa uzatmış, MGK yerine seçilen TM ise 6 Ekim 2015'te dolması beklenen görev süresini uzatarak yasama organı olarak bugüne kadar çalışmaya devam etmişti.
AA
2016-12-24 11:25:37
  • Ziyaret: 3515
  • (Suanki Oy 0.0/5 Yildiz) Toplam Oy: 0
  • 0 0