Dünyadan ve Türkiye'den Güncel Haberler| 26 Ekim 2021, Salı
Son Dakika: 00:00 » Aşırı Kilo Aldıysanız Geç Olmadan Doktora Görünün - Op. Dr. Levent Bakışgan Obeziteyi Anlatıyor 22:14 » Op. Dr. Levent Bakışgan, Türkiye'de Sağlık Turizmi Her Geçen Gün Artıyor 21:20 » Covid-19 (Corona) Virüsüne Karşı Nasıl Beslenmeliyiz? 22:58 » Op. Dr. Levent Bakışgan İlk Pandeminin Tarihten günümüze etkilerini anlatıyor 12:06 » Gine Cumhurbaşkanı Conde TBMM'yi ziyaret etti 11:05 » Tunus'ta uçak mühendisi Zevvari'nin öldürülmesi protesto edildi 11:02 » EPDK'nın ilk Türk lirası doğalgaz ihalesine 5 talip 10:36 » Meksika'da havai fişek mağazasında patlama: 26 ölü 13:56 » Messi evleniyor 13:55 » İki yılda 70 kilo verirken takipçilerinin de zayıflamasını sağladı 12:42 » Salı gününden itibaren sıcaklıklar azalacak 12:41 » 4 bin infaz ve koruma memuru alınacak 12:13 » TFF: Bugün ve yarın oynanacak tüm maçlar öncesinde 1 dakikalık saygı duruşunda bulunulacak 00:50 » İçişleri Bakanı Soylu: İki patlama olduğu arkadaşlarımız tarafından değerlendirildi 22:42 » Süleyman Soylu İstanbul'a hareket etti

Yine idam ederdim...

12 Eylul doneminin askeri hakimi Kayacan'dan ipe sapa gelmez sozler.

Emekli Askeri Hakim Ali Fahir Kayacan, YAS kararlarini yorumlarken hukumetin imza yetkisini koz olarak kullandigini ileri suruyor. Kayacan?a gore terfiye Kosk?ten onay alamayan 3 general yargi yoluyla da sonuc alamaz. 12 Eylul doneminin askeri hakimi Kayacan, yuzlerce klasorluk MHP davasini ornek vererek sikiyonetim donemindeki yargilamalarla gunumuzdeki yargilamalarin hizinin kiyaslanabilecegini soyluyor. Emekli Askeri Hakim Ali Fahir Kayacan, Basbakan Recep Tayyip Erdogan?in gozyaslarina neden olan idam kararlarinda imzasi olan hakimlerden biri... Kayacan, idaminda imzasi oldugu Mustafa Pehlivanoglu?nun sucsuz oldugunu savunanlara sert cikti:Bunu soyleyen iftira atiyor, istismar yapiyor... VATAN?in sorularini yanitlayan Kayacan, tartismalari ve yankilari hala suren YAS kararlarina iliskin degerlendirmelerde de bulundu: YAS surecinde yasananlarla ilgili ne dusunuyorsunuz? Alinan kararlarin Sayin Cumhurbaskani tarafindan onaylanma surecinin uzun senelerden beri alisik olunmayan bir tarzda gelistiginden suphe yok. Kara Kuvvetleri Komutanligina yapilacak atama basta olmak uzere hukumet ve cumhurbaskani ile asker uyeleri arasinda catisma boyutuna ulasan bir gerginlik ortami dogduguna da kusku yok. Bunun ana nedenleri olarak ben, ozellikle Basbakan ile Cumhurbaskani?nin, TSK?nin gelecekteki komuta kademesinin sekillenmesinde aktif rol almak istemesini goruyorum. YAS oncesinde bazi komutanlar ve generaller hakkinda acilan sorusturma ve davalar, verilen yakalama kararlarina iliskin iddialarin adeta kesin bir hukumle tespit edilmis gerceklermis gibi algilanmasinin buyuk etkisi oldugunu dusunuyorum. YAS?ta terfi eden 3 komutana Cumhurbaskani Gul onay vermedi. Boyle bir hak Anayasa mi, yasalardan mi kaynaklaniyor? YAS Kanunu ve 926 Sayili TSK Personel Kanunu hukumleri uyarinca her YAS uyesi tarafindan terfi sirasindaki general veya amiral icin 1?den 100?e kadar bir degerlendirme notu takdir edilir. Bu notlara gore terfi sirasindakiler siralanir. Tespit edilen kontenjanlara bagli kalinarak birinci siradan baslanir ve belirli sayidaki general, amiral ust rutbeye terfi ettirilir. Ancak, sadece YAS?ta yapilan bu degerlendirme ve oylama sonucuyla otomatik olarak bir ust rutbeye terfi edilmez. TSK Personel Kanunu geregi, Milli Savunma Bakani ve Basbakanin imzalayacagi, Cumhurbaskaninin onaylayacagi bir kararnamenin de mevcut olmasi gerekir. Bu kararname imzalanmadigi surece sadece YAS?ta yapilan degerlendirme otomatik terfiye imkan vermez. Yani Cumhurbaskaninin bu sekildeki bir kararnameyi imzalamamasi durumunda terfi islemi gerceklesmez. Bu yetki Anayasanin 104. maddesinden kaynaklanmaktadir. Sozkonusu 3 general, Askeri Yuksek idare Mahkemesi?ne gider, mahkeme de onlari hakli bulursa ne olur? Sorunuzdaki durumun gercekligini tam bilmiyorum. Ancak boyle bir durum varsa TSK Personel Kanunu?nun 34 ve Anayasa?nin 104. maddelerine uygun sekilde tekemmul etmis bir terfi karari olmadigi icin, Askeri Yuksek Idare mahkemesi?ne yapilacak muracaattan sonuc alabilmelerini sahsen ben hukuken mumkun gormuyorum. Kaldi ki Anayasa?nin halen yururlukteki 125. maddesine gore YAS kararlari aleyhine yargi yolu kapali. Referandumda ?evet? cikarsa bu imkan dogacak mi? Referanduma sunulacak anayasa degisikliginde de YAS?in terfi ile ilgili kararlarina karsi yine yargi yolu kapali. Esasen YAS?ta yapilan degerlendirme ve oylamada terfi sonucu ciktigi dikkate alindiginda, yargi yolu acik olsa dahi iptali talep edilecek olan sonuc, YAS karari degildir. Bu talep Cumhurbaskaninin onaylamama islemi olacagindan ve bu tur yetkilerine iliskin yargi yoluna gidilmesi mumkun olmadigindan ic hukuk yonunden yapilacak bir muracaat olmadigini dusunuyorum. Dursun Cicek ornegi... Birkac yil sonra sucsuz oldugu ortaya cikarsa dava acabilir mi? Terfi alamiyor ve mesela emeklilik maasi dusuk seviyede kaliyor? Oncelikle her kurmay albayin general rutbesine terfi edeceginin varsayilmasi gercekci ve dogru degil. Albay Dursun Cicek, Deniz Piyade Kurmay Albay. Esasen Deniz veya Hava Kuvvetlerine mensup kurmay olunsa dahi generallige terfi sansi az olan sinifa mensup bir albay. Hakkindaki davalardan ileride beraat etmesi halinde ?Generallige terfi? anlaminda acabilecegi bir davadan sonuc alabilmesini mumkun gormuyorum. Ancak beraat ederse, tutuklu kaldigi surede mahrum kalacagi ozluk haklari -maas mesela - ve manevi uzuntu nedeniyle devletten manevi tazminat alabilmesi mumkun. Ceza Muhakemesi kanununun, ?Koruma tedbirleri nedeniyle ugranilan zararlarin tazmini? hukmu uyarinca bu olabilir. Cicek?le ilgili verdigim cevap aslinda ayni durumdaki tum askerler icinde gecerli. Bir cok yakalama, tutuklama karari var. Bu durumdaki askerler AIHM?e gitme hakkina sahip mi? AIHM?e acilacak bir davadan sonuc alinabilmesi devletin -veya organlarinin- Avrupa Insan Haklari Sozlesmesinin bir veya birden fazla bir hukmunu ihlal etmesi halinde mumkun. Son zamanlardaki sorusturma veya yargilamalardaki yakalama, gozaltina alma, tutuklama sebeplerinin yasaya ve olaya uygun olmamasi, tutuklulugun amacini asacak sekilde fazla olmasi, savunma hakkinin kisitlanmasi, yargilamanin cok uzun surmesi gibi AHIS?in 6?nci maddesindeki ?Adil Yargilanma? hakkinin ihlal edildigi iddialari sikca dile getirilebilir. Bu iddialarda da haklilik payi oldugu kanisindayim. ?Siyasi otorite YAS?i etkisi altina aldi? gibi bir yorum yapmak dogru olur mu? YAS?ta gelisen surecler ve sonuclari dikkate alindiginda, TSK?nin gelecekteki komuta kademesini sekillendirmek baglaminda, ozellikle kararnameye bagli terfiler ve atamalardaki imza yetkisi koz olarak kullanilarak siyasi otoritenin aktif bir caba icerisinde oldugu, yoruma muhtac olmayacak sekilde aciktir. Teamuller askerler arasinda da elestiriliyor. Ozellikle terfiler icin TSK?nin yeni bir ic duzenlemeye sizce ihtiyaci var mi? Ister sivil, ister ordu icerisinde olsun her makamin isin ehli tarafindan yurutulmesi asil olmali. Dolayisiyla, teamuller veya kidemin tek basina atama ve terfi icin kistas olmamasi gerekir. Ancak, mevcutlar icerisinde bir ustunluk siralamasi yapilamayacak derecede liyakat durumu varsa, ozellikle Silahli Kuvvetler bakimindan kidem esasinin veya teamullerin cok fazla zedelenmemesine de ozen gosterilmesi daha uygundur. YAS kararlari yargiya acilmali mi? Kisisel kriter degerlendirmelerinin etken oldugu YAS, YOK, Yuksek mahkeme genel kurullarindaki islemlerin bir baska yargi organi tarafindan denetlenmesi isin dogasina uygun degil bence. Uygun olmadigi gibi saglikli sonuclar da vermez. Bu nedenle terfi islemleri disinda, ozellikle de ihraclarda YAS kararlarinin yargi denetimine acilmasi hukuk devleti acisindan gerekli. Bir hukukcu olarak ben her zaman ?Denetimsiz yetki, keyfilik dogurur? ilkesini benimsiyorum. Bu YAS?ta hic ihrac olmamasini nasil degerlendiriyorsunuz? Ozel bir anlam vermiyorum. Genelde Aralik YAS toplantilarinda o tip dosyalar daha cok gorusulebiliyor. YAS?in sivil uyelerinin terfilere serh koyma hakki var midir? Basbakan ve Milli Savunma Bakani YAS?in dogal uyeleridir. Basbakan YAS?in baskanidir. Ayni kanunun 5 nci maddesine gore kararlar salt cogunlukla, yani toplantiya katilanlarin yarisindan bir fazlasi oy cogunlugu ile alinir. Kanunun 2. maddesi uyarinca terfilerle ilgili her sura uyesinin oyu esittir. Oylarda esitlik olmasi durumunda, Baskanin katildigi tarafin oyu gecerli sayilir. Bu hukumlere gore Basbakan veya Milli Savunma Bakani?nin alinan kararlara muhalif kalmalari veya serh koymalari mumkun oldugu gibi, YAS?in asker uyelerinden her birisi icin de ayni durum gecerlidir. Orgeneral Hasan Igsiz?in durumunu ozellikle sormak isterim. Hakkinda bir tutuklama karari olmadigi halde hukumetten veto yedi. Sizce sivil uyeler Igsiz?a yonelik gerekcelerinde hakli miydi? Kuvvet Komutanligina yapilacak atamalarin kararname ile yapilmasi yasa geregidir. Saniyorum Dursun Cicek tarafindan hazirlandigi iddia olunan belge tarihinde Hasan Igsiz?in Genelkurmay karargahindaki gorevi dusunuldu. Bir Albayin Genelkurmay karargahinda tek basina boyle bir belgeyi hazirlayamayacagina iliskin basindaki yorumlarin etkisi altinda kalinmis olunabilir. Orgeneral Igsiz?in Kara Kuvvetleir Komutanligi ve ileride de Genelkurmay Baskani olmasinin iktidar icin tehlike arz edecegi endisesi tasindigi icin bu atama kabul edilmemistir diye dusunuyorum. Orgeneral Atilla Isik?in istifasini nasil degerlendiriyorsunuz? Ilkeli ve bir cok kisiye de ornek olmasi gereken, cok onurlu bir davranis bicimi sergiledi. Anayasa degisiklik paketinde 15. maddenin kaldirilacak olmasini dogru buluyor musunuz? Bir hukuk devletinde olmasi dahi dusunulemeyecek bu maddenin kalmasini bir hukukcu olarak dusunmem hicbir zaman mumkun degildir. 12 Eylul yonetiminden 15. maddenin kalkmasiyla hesap sormak mumkun mu? Bu sorunun cevabi sozu edilen maddenin niteligi uzerinde yapilacak degerlendirmeye gore degisebilir. Zaman asimi olmayacagini savununlar var. Bununla birlikte bazi hukukcularin ileri surdugu gibi bu madde bir sorumsuzluk hali olarak kabul edilirse, o zaman yargilama imkani soz konusu olmaz. Ben de bir sorumsuzluk hali oldugunu ve ortulu bir af niteligi bulundugunu dusunuyorum. Bircok kisi Silivri?de suren davayla ilgili, ?12 Eylul mahkemeleri bile daha insafliydi? yorumu yapiyor. Siz ne dusunuyorsunuz? Boyle bir kiyaslama yapmak mumkun mu, benzerlik, farklilik goruyor musunuz? Bizzat basindan sonuna kadar hakim olarak yer aldigim MHP ve Ulkucu kuruluslar davasini ornek gosterebilirim. Durusma tutanaklari 10 bin sayfayi asar. 500 klasor ve 40 cuval ek belge, 1987 yilinin kisitli imkanlari ile kaleme alinan 2970 sayfalik gerekceli hukmu olan, 587 sanikli baslayip davanin bitirilmesindeki imkansizlik nazara alinarak dosyalari ayirip ana dava olarak 392 sanikla 6.5 senelik yargilama sonunda bitirilen bu davalar en iyi ornektir. Yani farklilik var? Olaganustu fedakarlik gerektirecek sekilde ozellikle sorgularin en kisa zamanda tamamlanmasi amaciyla aylarca gece 02.00-03.00?e kadar, haftada en az 2-3 gun durusmalar yapilmistir. Yargilamada gosterilen surat acisindan bakildiginda ve bir de simdiki imkanlar dikkate alindiginda kiyaslamayi halkin cok daha iyi yapacagina inaniyorum. Bugun olsa yine idam cezasi verirdim Basbakan idam kararlarinda imzanizin bulundugu Adali ve Pehlivanoglu icin TBMM grubunda konusurken agladi. Ne hissettiniz? Sadece Mustafa Pehlivanoglu hakkindaki kararda imzam vardir. Adali hakkindaki kararda yer almadim. Ayni gece iki infaz olacagi icin Necdet Adali?yla ilgili ayni mahkemeden bir baska uye resmi gorevliydi. Ancak ayni yerde bulunmam nedeniyle Adali?yla ilgili infazi da gormus oldum. Pehlianoglu ile ilgili hukum, dosyada mevcut olan ve aksi inkar edilemeyecek kesin, elverisli delillere dayali olarak verilmistir. 5 kisiden olusan askeri Yargitay Dairesi tarafindan oy birligi ile onanmistir. Delillerin niteligini de daha once acikladim. Pehlivanoglu hakkindaki kararla ilgili aksini kim soyluyorsa, halen bulundugu yerinde olan dosyaya baksin. Dosyayi bilmeden bu konu hakkinda ozellikle sucsuzmus gibi yorum yapan kim olursa olsun iftiracidir, istismarcidir. Anayasa paketi gecerse ve kisilerin aileleri sizden hesap sormak isterse ne olacak? Ben hakim olarak 19 Ekim 1979 tarihinde onumdeki dosyada yer alan delillere ve yasalara gore hukum verdim.Imzam bulunan hukum de Yargitay tarafindan Temmuz 1980?de oybirligi ile onandi.Infaz edilip edilmemesi hakim olarak benim disimda bir husustur.Bu nedenle benden hesap soracak kisi sadece yuce Allah?tir. Gunu gelince herkes gibi biz de o hesabi verecegiz. Cok sorulmustur ama idam karari almak zor degil mi? O imzayla olume gonderilen kisilerle ilgili vicdani bir hesaplasmaya giriyor musunuz? Hakim ne olursa olsun onundeki yasayi uygulamak durumundadir.Eger takdiri indirim denilen ve olum cezasinin muebbet agir hapis cezasina cevrilmesi durumu soz konusu degilse ne kadar zor olursa olsun yasayi uygulamak zorundadir. Verilen cezanin infaz edilip edilmemesi tamamen yasama organina taninmis bir yetkidir. Imzam bulunan ve infaz edilen olum cezalari Pehlivanoglu ve Ali Bulent Orkan?la ilgili. 5 ve 7 kisiyi olduren bu iki sanik yonunden takdiri indirim bulunmadigina vicdani kanaat getirildi. 5 kisilik Yargitay heyeti de oybirligi ile ayni kanaati paylasti. Yasayi uygulamak durumunda olan bir hakim olarak vicdanimizi rahatsiz edecek bir durum soz konusu olmamistir. Geriye donseniz ayni karari verir miydiniz? Takdiri indirim bulunmadigina iliskin kanaatim yine ayni olurdu ve dolayisiyla karar ayni olurdu. ALI FAHIR KAYACAN KIMDIR? Asker kokenli bir hakim olan Ali Fahir Kayacan, 12 Eylul darbesinden sonra 40?a yakin idam kararina imza atti. O donem Hava Ustegmen olan Ali Fahir Kayacan, 12 Eylul davalari surerken 30 yasindaydi. Sikiyonetim mahkemesi hakimi olan Kayacan, aralarinda ulkucu Mustafa Pehlivanoglu ve Ali Fuat Orkan?in da bulundugu sagcilarin yani sira solcu isimlerin idam kararlarina da imza atti. Habervakti
2010-08-14 08:13:02
  • Ziyaret: 8593
  • (Suanki Oy 0.0/5 Yildiz) Toplam Oy: 0
  • 0 0